KIZIMA

3/3/2009 · Kategori: yasam


Canım Kızım; Meğer sanaymış yolculuğum.
Burgun kendime neden yasadığımı sordum;
bir anlamı olmalıydı basımdan gecen onca şeyin;
bir karşılığım olmalıydı hayatta.
bu soruyu sorduğumda kendime yirmi üç yasındaydım.
Ellerim yaslanmamıştı henüz ama soluk soluğa kalmış yorgun bir çocuktum,
bildiğim her şeyden, herkesten uzaktaydım..
Yalnızlık, yabancılık, haksızlık dünya kederleri bir olup yüklenmişlerdi bir gece kalbime.
Balkona çıktım, dördüncü kattaydım.soğuk bir kıs gecesiydi.
Demirleri tuttum caddeyi seyrettim ağlayarak.
Göreceksin insan nasıl acır kendine böyle anlarda...
Yüz yirmi dokuz numaralı otobüs geçiyordu
ve bir kız köşedeki benzinciden çıkmış;
elinde bira şişesi ağlıyordu, uzundu sacları.kaldırıma oturdu elindeki bira şişesini karşısındaki saat kulesine fırlattı.
Saat oniki'ye on vardı ve belli ki ikimizinde canı çok yanmaktaydı...
Annem geldi aklıma bir Pazar dönüşü elimi avucunun içinde kavrayışı ve bana doğumumu anlatısı.
Yalnızmış sancıları geldiğinde; çok korkmuş ya başaramazsa diye.
Balkona çıkmış insanları seyretmiş başka kadınlarda çekti bu sancıyı diyerek
ve başka insanların acılarından güç alarak doğuma girmiş.
Doğduğumda yaptığı ilk şey saate bakmak olmuş.
Saat öğlen oniki'ye on varmış. İşte böyle demiştim kendi kendime; buraya kadarmış.
Sonra çilekli pastayı, çaldığım vişneleri, limonlu dondurmayı ne çok sevdiğimi düşündüm.
Saclarımı uzatacaktım, para biriktirip yollara çıkacaktım ve bir daha hiç yirmi üç yaşında olmayacaktım.
Büyük kararlardan önce mutlaka bir gece beklemeli eğer sabah aynıysa her şey o zaman düşünmeli bitirmeyi bir hikayeyi..
Ertesi gün güneşli bir sabahtı; çoktan düşmüştü ruhumun ve kederimin ateşi...
O günden sonra neler oldu bir bilsen...sana anlatacak o kadar çok şeyim var ki.
Çok korkuyorum severmisin acaba beni? İyi bir anne olabilecek miyim?
Koruyabilecek miyim seni?
Kalbimde ve zihnimde biriktirdiklerimi eksiksiz iletebilecek miyim sana?
Takvimler bir sonbahar çocuğu olacağını söylüyor.
Annende sonbaharda doğmuş bir bebekti. Bu mevsim hüzünlüdür kızım ve çok sever güneşi.
şuanda minicik tekmelerinle ben burdayım diyorsun.
Gelişine az kaldı. Seni sevinçle beklerken odanı hazırlıyoruz hevesle.ama ne yazık ki odan kadar sessiz ve özenli bir ülkeye gelmiyorsun.
İsterdim ki benim gördüklerime sen şahit olma ama onlar sana bile yetişti.
Geleceği zamanı kendi seçen biri olarak güçlü ve bendende önde olacağını biliyorum
umarım sende seversin karıncaları, kedileri ve kelebekleri.
Ben babasını çok özleyen bir çocuktum dilerim sen ayrı kalmazsın seni sevinçle bekleyen babandan....
Anneler ve babalar tanıyacaksın bizden başka.
Oğluna söz verdiği bisikleti alamadığında notalarla oğlunun adını yazan bıyıklı yorgun babaları, ya da kendi giyemediği mavi yirmi üç nisan elbisesini sabaha dek uyumadan kızına diken anneleri, sonra kendinden başkasını düşünmeyenleri,
kendi öfkesinde boğulanları ve yalancıları tanıyacaksın.
AŞk'ı tanıyacaksın bir gün, kalbim kırılacak ve belki kıracaksın birilerini... İyi bir tamirci ol kızım, çabuk onar kırdığın kalplere ve çaresiz kalma kendi kırık kalbine.
Sen şimdi kendi öykünü yazmaya geliyorsun.
Hayat iki seçenek sunuyor: ya payına düşen kederi parlatacaksın; ya da ömrünle iyi geçinmeye bakacaksın.
İkincisini tercih edersin umarım...
Bana öğretildiği gibi kızım; öğrendiğin çiçek adlarını unutma, kelebekleri kitap arasında kurutma, kin büyütme kalbinde ve incitme kimseyi...
Dilerim dünyaya geliş nedenini sen çabuk bulursun.yolun acık olsun....

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

BUNLARI BİLİYORMUYDUNUZ?

16/2/2009 · Kategori: yasam

Insan vucudu, mucizelerle dolu bir makinedir. simdi okuyacaginiz vucudunuzla ilgili gercekler sizi neden bu sekilde yaratildigimiz  konusunda merakta birakacak.

 

-Bilimadamlarina gore IQ'nuz ne kadar yuksekse o kadar cok ruya gorursunuz.

-Insan vucudundaki en buyuk hucre yumurta hucresi, en kucuk hucre ise sperm hucresidir.

-Bir adim atmak icin 200 kasinizi kullanirsiniz.

-Ortalama bir kadin ortalama bir adamdan 5 inc (12,5 cm) daha kisadir.

-Ayak basparmaginizda iki kemik olmasina karsilik diger dort parmaginizda ucer kemik bulunur.

-Bir çift ayakta 250,000 terbezi vardir.

-Tam dolu bir idrar kesesi asagi yukari bir beyzbol topu ebadindadir.

-Mide asidiniz bir jileti eritebilecek güctedir.

-Insan beyin hucresi 5 takim Encyclopedia Britannica'daki bilgileri alabilecek kapasitededir.

-Yiyecegin agzinizdan midenize ulasmasi yedi saniye surer ..

-Ortalama bir ruya 2-3 saniye surer.

-Gogusleri kilsiz erkekler, killi erkeklerden daha fazla karaciger sirozuna yakalanirlar.

-Dollenme aninda, yaklasik yarim saat tek bir hucre olarak yasarsiniz.

-Her bir ayaginizda yaklasik bir tirilyon bakteri vardir.

-Vucudunuzun 30 dakikada saldigi isi ile iki litre suyu kaynatabilirsiniz.

-Dis minesi vucudunuzdaki en sert seydir..

-Disleriniz dogumunuzdan 6 ay once (disetlerinizin icinde) olusmaya baslar.

-Sevdiginiz birine bakarken gozbebekleriniz genisler. nefret ettiginiz birine bakarken de genisler.

-Sarisinlar, esmerlerden daha fazla sac teline sahiptir.

-Burnunuzla basparmagini ayni boydadir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

- FOBİLERİMİZ VE ANLAMLARI

3/2/2009 · Kategori: yasam


akluofobi: karanlıktan korkma
akrofobi: yüksek yerlerden korkma
akustikofobi: belirli seslerden korkma
algofobi: acı çekmekten korkma
amatofobi: toz korkusu
amnezifobi: hafızasını kaybetmekten korkma
androfobi: adamlardan korkma
anemofobi: fırtına korkusu
antlofobi: sel korkusu
antropofobi: insanlardan korkma
apifobi: arılardan korkma
arakibutirofobi: yerfıstığı ezmesinin, yerken, damağa yapışmasından duyulan korku
araknofobi: örümceklerden korkma
aritmofobi: sayılardan korkma
asimetrifobi: simetrik olmayan şeylerden korkma
astenofobi: güçsüz olmaktan korkma
astrafobi: şimşek korkusu
ataksofobi: düzensizlikten korkma
atelofobi: mükemmel ol(a)mamaktan korkma
aviofobi: uçuş korkusu
ballistofobi
: silahtan ya da mermilerden korkma
batofobi: derinlik korkusu, yüksek binaların yanından geçmekten korkma
batrakofobi: kurbağa, semender gibi çift yaşayışlı (amfibyen) hayvanlardan korkma
belonefobi: iğnelerden korkma
bibliyofobi: kitaplardan korkma
bromidrosifobi: vücut kokusundan korkma
brontofobi: gök gürültüsünden korkma
dentofobi: dişçiden korkma
dermatopatofobi: deri hastalıklarından korkma
eisoptrofobi: aynalardan korkma
elektrofobi: elektrikten korkma
emetofobi: kusmaktan korkma
entomofobi: böceklerden korkma
epistaksiyofobi: burun kanamasından korkma
eritrofobi: yüz kızarmasından duyulan korku
farmakofobi: ilaçlardan korkma
fazmofobi: hayaletlerden korkma
febrifobi: yüksek ateşten korkma
filofobi: sevmekten, aşık olmaktan korkma
fobofobi: korkmaktan korkma
fotofobi: ışıktan korkma
gametofobi: evlenmekten korkma
gefirofobi: köprülerden geçmekten korkma
gerontofobi: yaşlı insanlardan ya da yaşlanmaktan korkma
glossofobi: topluluk önünde konuşmaktan korkma
haptofobi: dokunulmaktan korkma
harpaksofobi: hırsızlardan ya da bir suçun kurbanı olmaktan korkma
helyofobi: Güneş'ten korkma
hematofobi: kan korkusu
herpetofobi: sürüngenlerden korkma
hidrofobi: sudan, yüzmekten ya da boğulmaktan korkma
higrofobi: nemden ya da yağmurdan korkma
hipegiyafobi: sorumluluktan korkma
hipnofobi: uyumaktan korkma
hipofobi: atlardan korkma
homiklofobi: sisten korkma
ihtiyofobi: balıklardan korkma
jinefobi: kadınlardan korkma
kakofobi: çirkinlikten, çirkin şeylerden korkma
kakorafiyafobi: başarısız olma korkusu
kanserofobi: kanser olmaktan korkma
kardiyofobi: kalp hastalığından korkma
karnofobi: etten korkma
katagelofobi: dalga geçilmekten korkma
kemofobi: kimyasal maddelerden korkma
keymafobi: kıştan ve soğuktan korkma
kimofobi: dalgalardan korkma
kinofobi: köpeklerden korkma
klimakofobi: merdivenden düşmekten ya da merdivenlerden korkma
klostrofobi: kapalı yer korkusu
koprofobi: dışkı korkusu
koulrofobi: palyaçolardan korkma
kremnofobi: yüksek yamaçlardan ya da uçurumlardan korkma
kriyofobi:buzdan ya da donmaktan korkma
kronomentrofobi: saatlerden korkma
ksantofobi: sarı renkten korkma
ksenofobi: yabancılardan korkma
ksilofobi: tahta şeylerden ya da ormanlardan korkma
limnofobi: göllerden korkma
litikafobi: davalardan ve mahkemelerden korkma
logofobi: belirli kelimelerden korkma
lökofobi: beyaz renkten korkma
manyofobi: delirmekten korkma
mastigofobi: cezalandırılmaktan korkma
mekanofobi: makinelerden korkma
melanofobi: siyah renkten korkma
mikrobiyofobi: mikroplardan korkma
mizofobi: kirlilikten korkma
monofobi: yalnızlıktan korkma
musofobi: farelerden korkma
nekrofobi: cesetten korkma
nelofobi: camdan korkma
niktofobi: geceden korkma
nozokomefobi: hastanelerden korkma
obesofobi: şişmanlamaktan korkma
ofidiyofobi: yılanlardan korkma
okofobi: taşıt araçlarından korkma
osmofobi: belirli kokulardan korkma
pantofobi: her şeyden korkma
papirofobi: kağıttan korkma
paraskavedekatriafobi: ayın on üçü ve cuma olan günden korkma
patofobi: hasta olmaktan korkma
pedofobi: çocuklardan korkma
peladofobi: kel insanlardan ya da kelleşmekten korkma
penyafobi: fakirlikten korkma
pirofobi: ateşten korkma
plakofobi: mezar taşlarından korkma
pogonofobi: sakaldan ya da sakallı kişilerden korkma
politikofobi: politikacılardan korkma
porfirofobi: mor renkten korkma
potamofobi: ırmaklardan ya da su akıntılarından korkma
potofobi: alkollü içeceklerden korkma
pteronofobi: kuştüyünden korkma
pupafobi: kuklalardan korkma
radyofobi: radyasyondan, X ışınlarından korkma.
ranidafobi: kurbağalardan korkma
selenofobi: Ay'dan korkma
siderofobi: yıldızlardan korkma
simetrofobi: simetriden korkma
skiofobi: gölgelerden korkma
sosyofobi: toplumdan, genel olarak insanlardan korkma
soteriofobi: başkalarına muhtaç olmaktan korkma
tafefobi: diri diri gömülmekten korkma
takofobi: yüksek hızdan korkma
talassofobi: deniz ya da okyanus korkusu
tanatofobi: ölümden korkma
teknofobi: teknolojiden korkma
teratofobi: gebe kadının, şekilsiz, çirkin bir çocuk doğurmaktan korkması
termofobi: ısıdan korkma
testofobi: testlerden ya da sınavlardan korkma
tomofobi: ameliyat olmaktan korkma
toksifobi: zehir korkusu
topofobi: belirli yerlerden korkma
travmatofobi: yaralanmaktan korkma
trikinofobi: gıda zehirlenmesinden korkma
triskaidekafobi: 13 sayısından korkma
tripanofobi: aşı ya da iğne olmaktan korkma
trikopatofobi: saç hastalıklarından korkma
ürofobi: idrardan korkma
venereofobi: zührevi hastalıklardan korkma
vermifobi: solucanlardan korkma
zelofobi: kıskançlıktan korkma
zoofobi: hayvanlardan korkma

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Tatilin ne kadar önemli olduğunu hiç düşündünüz mü?

1/2/2009 · Kategori: yasam

 

 Bazılarımız için yılda bir kez, bazılarımız için iki, üç kez, bazılarımız için ise; iki, üç yılda bir kez yaşadığımız tatillerimiz, aylar öncesinden düşlerini kurduğumuz, çok ama çok mutlu olmayı beklediğimiz anlardır ve zamana bağlı her şey gibi; yaşanırlar ve biterler. Ne elbise gibi önceden prova olanağımız vardır, ne de “rengi attı; götürüp değiştireyim” deme şansımız...


Öyleyse Ne yapmalı? İşin Uzmanı Dururken...
Ekmeği kendiniz yapıyor, doktor yerine üfürükçüye gidiyor, ilacı nalburiyeden alıyorsanız; tati- linizi kendi başınıza veya otobüs yazıhanesi ile düzenleyebilirsiniz!

Uçak biletinizi kendiniz alacak, oteli hiç görmeden gazetedeki resminden seçecek, çevre gezi- lerinde taksiciden yardım alacak, ören yerinde kapıcı sayesinde bilgilenecek iseniz size hayatta başarılar...

Rafting için aranırken dağlarda kaybolmak, Kosamui’ye Patagonya üzerinden gitmek, Moskova’ da Bolşoy’a bilet bulamamak, Aspendos’ta konser kaçırmak sizi üzebilir...


Tatil Organizasyonu Ciddi İştir!
Tatil organizasyonu önemli teknik bilgi gerektiren bir iştir. Tatil, ulaşım, konaklama, bilgilen- dirme ve gezi gibi unsurları içeren bir olgudur. Doğru planlama ve doğru zamanlama, konunun profesyonelleri tarafından yapılır.

Tatilinizi, sizin adınıza, sizin istem ve beklentilerinize göre organize edecek profesyonel işletmeler, seyahat acenteleridir. Seyahat acenteleri, deneyimli personel ve sorumlu yöneticiler eliyle hizmet verirler. Organizasyonlarında yer alan tüm hizmetlerden size karşı sorumludurlar. Seyahat acenteleri tüm hizmetleri ile TÜRSAB ve Turizm Bakanlığı denetimindedirler.


İşletme Belgesine Dikkat!
Seyahat acentelerinin yasal olup olmadıkları nasıl anlaşılır? Her seyahat acentesinin kapısında seyahat acentesi olduğunu gösteren ve TÜRSAB amblemini taşıyan sarı pirinçten bir levha bulunmak zorundadır. Ayrıca seyahat acenteleri bürolarında görünen bir yerde seyahat acentesi işletme belgesi asılı olmalıdır. TÜRSAB üyelik belgesi de bulunulan yerin yasal bir seyahat acentesi ofisi olup olmadığını anlamanıza yardım edecektir.


Kavunu Dibini Koklayarak Alıyorsunuz, Peki Tatilinizi Nasıl Satın Alacaksınız?
Seyahat acentesi ürünleri ile ilgili bilgileri ilanlar, reklamlar ve broşürlerle duyururlar. İlan ve reklamlarda tanıtılan ürünün tüm özellikleri yer almaz. Ancak, özellik olarak belirtilen tüm unsurlar seyahat acentesinin siz tüketiciye karşı sorumluluğundadır. Broşürler genellikle ilan ve reklamdan çok daha ayrıntılıdır. Broşürdeki tüm bilgiler seyahat acentesi tarafından doğruluğu garanti edilmiş bilgilerdir. Tercihinizi yapacağınız tatil paketine ait broşürünü alın ve saklayın.

Seyahat acentelerinin önemli hizmetlerinden biri de enformasyondur. Siz, seyahat acentesi yetkilisine tatil tercihlerinizi belirtin ve onun bu konudaki fikrini alın. Kitlesel paket tatillerin dışında, size özel, istediğiniz gibi organizasyon yapabilirler. Broşür ile belirtilen unsurlar dışında bir tatile karar kıldı iseniz, ya da size broşür bilgileri dışında başkaca bilgiler verildi ise, bunları yazılı olarak isteyin.


Sözleşmeyi Yanınızda Bulundurunuz.
Tatilinizi seçtiniz ve rezervasyonunuzu yaptırdınız. Ödediğiniz bedel karşılığı bir makbuz aldınız. Bu makbuzun yanısıra size rezervasyonunuzu belirten, içinde ulaşım, konaklama tarih- leri ve şekilleri belirtilen bir başka belge daha verilecektir. Bu belgeye “Voucher” denir. Kimi zaman bu belgede sadece konaklama bilgileri yer alır. Özellikle ulaşımı kendiniz organize ediyorsanız bu belge, ilgili konaklama tesisine giriş yaparken size gerekli olacak ve bir sureti tesise teslim edilecektir.

Eğer gezi şartlarını, özellikle iptal şartlarını ve diğer hususları belirten bir sözleşme, seyahat acentesi yetkilisi ile sizin tarafından imzalandı ise...

Böyle bir sözleşmenin imzalanması halinde bir suretini siz de alın ve saklayın. Bazen, gezi şartları broşürlerin arkalarında veya voucherin arka yüzünde yer alır. Bu şartları okuyun ve buna göre davranın. Unutmayın ki; özellikle grup seyahatler bir ya da bir kaç kişinin mazeret ya da istemlerine göre değiştirilemezler. Hele hele ulaşım uçak ile ise, bu konuda uluslararası sivil havacılık kuralları karşısında seyahat acentesinin dahi yapabileceği pek bir şey yoktur.


Nereye, Ne Zaman Gideceğinizi ve Seyahat Planını Ayrıntısıyla Sorunuz.
Satın aldığınız tatile ait broşürü iyi inceleyin. Merak ettiğiniz her konuyu seyahat acentenize sorun. Özellikle hareketin hangi gün, saat kaçta olduğunu bir kez daha kontrol edin. Saat 24’ten sonraki hareketlerde tarihin değişeceğini unutmayın. Hareketin hangi gün olduğunu ayrıntılı olarak sorun ve not edin.

Gideceğiniz yeri ve iklimi, alış-veriş, spor olanakları gibi konuları seyahat acentenizden öğre- nebilirsiniz. Ulaşımı kendiniz gerçekleştiriyorsanız, gidilecek tesisin bulunduğu yeri çok iyi öğrenmek, nasıl gidileceği konusunda seyahat acentenizden bilgi almak, size zaman kazan- dıracaktır.


Memnun Değilseniz...
Tatil tarihi geldi, siz tatil yerine geldiniz ve birden pembe hayalleriniz söndü! Ne yapmalısınız?

İşte seyahat acentesi ile tatile çıkmanın en önemli farklarından biri burada başlıyor... Eğer tatilinizi seyahat acentesi olmayan kişi ya da kuruluşla organize ettiyseniz, bir bardak su eşli- ğinde gelecek yıl yapacağınız tatili planlayarak avunabilirsiniz.

Bilinçli ve çağdaş bir tüketici olarak tatilinizi seyahat acentesinden satın aldınız. Buna rağmen bir şeyler kötü gidiyor... Ne yapacaksınız?

Bu sizin tatiliniz! bir şeyler ters gitse de mutlu olmaya çalışın. Ters giden şeylerin sorumluluğu sizde değilse, tersliklerle mutlu olmaya çalışmanız sizin haklarınızı azaltmayacak. Ya da ne kadar öfkeli ve mutsuz görünürseniz talepleriniz o ölçüde haklılık kazanmayacak. ilk yapaca- ğınız şey, sizi hayal kırıklığına uğratan nedeni doğru tespit etmek!


Mennuniyetsizliğinize Neden Olan Sorunları Doğru Belirleyiniz.
Bu iş için şu sorulara cevap arayınız;
:: Seyahat acentesinin bana verdiği bilgiler doğru mu?

:: Tesis olması gereken nitelikte mi?

:: Seyahat acentesince taahhüt edilen hizmetleri alabiliyor muyum?

:: Hizmet (işletme) kalitesi olması gereken nitelikte mi?

:: Eksik olan ne?

Özellikle son soruya vereceğiniz cevap çok önemlidir.Bu cevabın somut olmasına dikkat edin. Somut olarak eksikliği tesbit ettiniz. Örneğin, broşürde otel odalarında TV görünüyordu, ama sizin odanızda yok!


Adım Adım Yapılması Gerekenler
1-) Tesbit Ettiğiniz Eksikliğin Giderilmesini İsteyin!
Bu isteminizi öncelikle eksikliğin yaşandığı tesis işletmesinden istemek yerinde olacaktır. Eğer tesiste seyahat acentesi sorumlusu varsa, eksikliğin giderilmesini ondan da isteyebilirsiniz. isteğinizin karşılanmaması halinde bunun yazılı olarak kendinize bildirilmesini sağlayın.

2-) Eksikliği En Kısa Sürede Seyahat Acentenize Bildirin!
Eksikliği, açık ve somut olarak derhal seyahat acentenize bildirin. Telefon, faks ile veya tesiste bulunan seyahat acentenizin görevlisine yapacağınız bildirim sonucunda eksikliğin giderilmesi sağlanacak ya da bu eksikliğin sorumlusu tesis işletmesine yapılacak ödemeden gerekli kesinti yapılacak ve bu bedel size ödenecektir. Unutmayın: seyahat acentenize bildirmeden, eksikliği tesise ekstra bir bedel ödeyerek gidermeye çalışmanız halinde, bu bedelin size aynen geri ödenmesi ciddi gecikmelere yol açabilir. Çünkü, siz bu durumda eksikliğin sorumlusundan bu bedelin tahsilini güçleştirmiş olursunuz.

3-) Seyahat Acentenizle Görüşmeden Tesisi Terk Etmeyin!
Tesis, sizin kalamayacağınız kadar kötü durumda ya da tesis dolu olduğu için sizi alamıyor. Seyahat acentenizle görüşmeden kendi başınıza hareket etmeyin. Seyahat acenteniz ihbarınız sonucu çözüm üretecektir. Bu çözüme uygun davranın! Bu sorun nedeniyle uğradığınız sıkıntıya ilişkin haklarınız yok olmayacaktır. Size önerilen çözüm, sizi çok mutlu edebilir. Eğer çözüm üretilmedi ise siz kendi başınıza hareket edebilir ve zararınızın tazminini isteyebilirsiniz.

4-) Rahatsızlığınızı Belgeleyin!
Sizi rahatsız eden her şeyi, açık olarak yazdığınız bir tutanağı bu hususları gören kişilere imza- latın. Özellikle tesis işletmecisi ve seyahat acentesi temsilcisinin imzaları bulunması yerinde olacaktır. Tutanağın bir suretini saklayın ve diğer suretini seyahat acentenize mümkünse tatil bitmeden veya en geç tatil bitiminden sonraki bir hafta içinde teslim edin.

5-) Şikayetiniz Karşılığında, Varsa Talebinizi Bildirin!
Şikayetinizin giderilmemesi halinde tatilinizin bitiminde seyahat acenteniz ile yaptığınız görüş- mede talebenizi bildirin ve seyahat acentenizin buna karşı size sunacağı öneriyi değerlendirin. Yaşanan bir olumsuzluğun çok iyi bir ilişkinin başlangıcı olabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Seyahat acenteleri, tüketicilerini “misafir” olarak tanımlarlar. Sizin memnuniyetiniz onların gerçek kazançlarıdır. Haklı taleplerinizin değerlendirileceğini göz önüne alarak talebinizi somut olarak iletin.

6-) TÜRSAB’ a Başvurun!
Sorununuza seyahat acenteniz ile bir çözüm bulamadığınız takdirde Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği bünyesindeki “Tüketici Sorunları Bölümüne” başvurabilirsiniz. Başvurunuz derhal değerlendirilmeye alınacak, seyahat acentenizle çözüm bulunması için TÜRSAB yetkilileri temas edeceklerdir.

TÜRSAB bünyesinde profesyonellerin görev yaptığı Tüketici Sorunları Bölümü, uzman seyahat acentelerinin yer aldığı tüketici-otel-acente-rehber ilişkileri komisyonu TÜRSAB Tahkim kurulu sizlerin sorunlarının çözümü için çalışacaktır.

7-) Tahkim Kurulu’ nda Talebiniz Sonuca Bağlanır!
Talebinizin tüketici sorunları bölümü ve tüketici komisyonu tarafından çözüme kavuşturulma- ması veya bulunan çözümlerin seyahat acentesi tarafından kabul edilmemesi halinde, TÜRSAB bünyesinde uzman hukukçu ve seyahat acentelerinden oluşan Hakem Heyeti' ne dava açabilirsiniz. Adli yargıda, yani adliyelerde bulunan hukuk mahkemelerinde açılacak tazminat veya alacak davası ile aynı nitelikte sonucu verecek olan bu davanız bir iki ayla ifade edilebilecek çok kısa sürede sonuca bağlanacaktır. Tahkim Kurulu’ nun kararı tıpkı mahkeme kararı gibi icra dairesine ibraz edilip borçlu hakkında işlem yapılır.

Tüm bu süreç içinde seyahat acentesinin seyahat acenteliği vakar ve haysiyetine, meslek ahlak ilkelerine uygun davranmadığı tespit edildiği takdirde, ilgili seyahat acentesi hakkında disiplin kovuşturması yapılıp gerekli ceza da verilecektir.

Bir kez daha hatırlatalım;

Seyahat acentesi ile yaptığınız tatilden memnun değilseniz; Sizin memnuniyetiniz için uğraşa- cak olanlar, seyahat acenteniz ve TÜRSAB’ dır.

Yurtdışı Tur Sigortası
Seyahat Acenteleriyle yurtdışına gidenler için yeni bir sigorta poliçesi geliştirildi. Her ne sebepten olursa olsun, seyahat acentesinin yolcularının tatillerini tamamlamaları ve Türkiye’ye dönmeleri bu poliçenin teminatı altındadır. Yolcuların tatil başladıktan sonra programlarının harfiyen uygulanmasını ve geri dönüşü sağlayan bu poliçe aynı zamanda yolcunun kendisine sunulan hizmeti eksik veya ayıplı bulması halinde bir tazminat taleplerine karşı da tüketiciyi koruma altına almaktadır.

Uluslararası alanda da ilgiyle izlenen bu poliçe uyarınca tüketici tazminat talebi hakkında Hakem Heyeti' nin, Mahkeme' nin, TÜRSAB’ ın veya Turizm Bakanlığı’ nın vereceği kararda belirlenen tazminatı hiç zahmete gerek duymadan sigortadan talep ve tazmin edebilmektedir.

TURSAV ve Emek Sigorta işbirliği ile hazırlanan bu sigortaya dahil olup olmadığınız acentenizin size vereceği poliçe sertifikası ile anlaşılacaktır. Seyahat acenteniz bu poliçeye sahip değilse, Turizm Bakanlığı’na teminat yatırmış demektir.

İşte seyahat acentesi ile seyahat etmek için yeni bir neden!

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

PRATİK BİLGİLER

1/2/2009 · Kategori: yasam


-Mutfak eşyalarının üzerindeki etiket izlerini yok etmek için, üzerlerine mobilya cilası serpip yumuşak bir bezle silin


-Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokuları için; yemek yapmadan önce fırınınızın ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tava koyun. Fırınınızı birkaç dakika için ısıtın daha sonra soğumaya bırakın.

-Gömlek yakalarındaki kirleri gidermek için, gömleği makineye atmadan önce yaka kısmına sabun sürüp 15 dakika bekletin.

-Tutkal lekelerini çıkarmak için, sirke ile ıslatıp, bol su ile durulanmalıdır.

-Masanızın üzerine damlayan mumları çıkarmak için lekenin üzerine neft döküp 5 dakika bekleyin sonra nemli bir bezle silin.

-Ellerdeki soğan ve sarımsak kokularını giderebilmek için yapılacak en iyi şey, haşlanmış patatesle ovmaktır.

-Çay lekesi: Pamuklu ve yünlülerde: leke taze ise, ılık suya batırılmış bir bezle ovulur.Eskimiş ise, içine limon suyu katılmış ılık suda ıslatılmış bir pamuk parçası ile silinir.Ilık su ile çalkalanır.

-Bir yerdeki sigara dumanını yok etmek için hemen mum yakın

-Ütüde sararan elbise hemen oksijenli su ile silinirse sararan yerler kaybolur.

-Kuru bakliyatları bir gece önceden ılık suya koyun ve haşlarken içine biraz karbonat ilave edin

-Sürahinizin dibi kir tutmuş ise, içine bir avuç tuz ile sirke koyup çalkalayınız.Tertemiz olacaktır.

-Buzdolabındaki nemi almak için, dolaba içi tuz dolu bir kap konur.

-Pişirdiğiniz kek kalıbından çıkmıyor ise, kabın altına ıslak bir bez yayarak biraz bekletin

-Konserve açıldıktan sonra cam kavanozda saklanırsa daha dayanıklı olur.

-Kristallerin ışıl ışıl parlaması için, yıkadıktan sonra durulama sırasında sirkeli suya batırın. Bu işlem kristalleri parlatacaktır.

-Sararan teflon tava ve tencerelerin içerisine bir miktar su ve birazda çamaşır suyu koyduktan sonra ateşin üzerinde kaynatın. İndirincede önce sıcak suyla daha sonra soğuk su ile iyice durulayın

-Parlaklığını yitirmiş bir sürahiye eski görünümünü kazandırmak için yarısına kadar yırtılmış gazete kağıdı doldurun, üçte birine de sıcak suy doldurup sıkı sıkı sallayın.

-Dibi tutan tencereleri bir gece suda bekletin, tencere daha kolay temizlenecektir.

-Musluklarınızı temizlemek için bez yerine eski bir naylon çorabı tercih edin sonuç daha mükemmel olacaktır.

-Karnı baharın haşlama suyuna bir miktar süt katarsanız kar gibi beyaz olduğunu, hem de kötü kokmadığı fark ederisiniz.

-Kullandığınız salçaların bozulmamasını istiyorsanız üzerini düzleyerek biraz zeytin yağı ilave ederek uzun süre saklayabilirsiniz.

-Yumurta lekesini çıkarmak için önce soğuk suda bekletmeli sonra ılık sabunlu suda yıkamalısınız.

-Pirinç ve bakliyatların saklanması için cam kavanozları tercih edin.

-Balık kokusunu çıkarmak için yıkama suyunun içine bolca kahve telvesi atın.Sonra bolca durulayın.

-Rafadan pişireceğiniz yumurtaların çatlamaması için kabın içine fincan tabağı koyarsanız,çatlamasını önlersiniz.

-Domatesi kolay soymak için, bıçağın sırtıyla kabuklar, soyulacak yönün tersine sürtülür, veya kaynar suda bir dakika bekletilir.

-Patlıcanların acısını almak için, soyunca tuzlu suda bekletilir.

-Buzdolabından çıkardığınız yumurtanın akı ve sarısının birbirine karışmaması için hemen kırın.

-Sebzeleri tuzlu suda yıkamayı alışkanlık haline getirin. Tuzlu su sebzeleri daha etkili ve çabuk temizler.

-Sosislerin patlamasını önlemek için; fırın yada ızgaraya koymadan önce soğuk süte batırmanı yeterli olacaktır.

-Çaydanlığınızın içinde biriken kireç tortusunu temizlemek için, 15 dakika kadar içinde sirke kaynatın

-Taze ceviz lekesini elden çıkarmak içi, eller önce bir - iki dakika sirkeye batırılmış bir pamukla ovulur, sonra soğuk suyla ovulur ve yıkanır.

-Çamaşırdaki pas lekesi için lekenin üzerine limon damlatılıp ütülenir.

-Çikolata sosu hazırlanırken içine biraz kahve konursa tadı çok daha değişik olur.

-Kuş üzümlerini ayıklamak için, onları bir avuç unla ovuşturunuz ve kalın delikli bir süzgece atınız. Unla beraber çöplerde düşer.

-Zeytin yağı lekesini çıkarırken bir lokma ekmek içi yuvarlanıp lekenin üzerine gezdirilmelidir.

-Soğanların üzerine biraz un serpilirse kavururken kararmaz.

-Yemeğinizin tuzunu fazla kaçırınca tencereye birkaç parça çiğ patates atın, fazla tuzu çekecektir.

-Soğan soymaya başlamadan önce parmaklarınızı sirkeye batırırsanız, soğan kokusunun elinize sinmediğini göreceksiniz.

-Yumurtaları kolayca soymak için, kaynar sudan çıkardıktan sonra hemen soğuk suya tutulup biraz bekletilir.

-Evde ortaya çıkan karıncaları yok etmek için kahve telvesi kullanmanız iyi sonuç verecektir.

-Parlaklığını kaybeden çelik tencereler ısıtılmış sirke ile ovulup sonra iyice durulanır, ve bir bez parçası ile parlatırsanız tencereniz pırıl pırıl olur.

-Etleri limon suyu ile pişirirseniz hem çabuk hem de lezzetli olur.

-Mantar sotelenirken tencerenin kapağı açık olursa, hem mantarların suyunu vermesi hem de kararması önlenir.

-Süte biraz karbonat atarsanız hem çabuk bozulmaz hem de kolay hazmedilir.

-Ekmeğin küflenmemesi için ekmek kutusuna biraz tuz koymayı ihmal etmeyin.

-Pastaların daha gevrek olması için hamurun içerisine bir çay kaşığı tuz atın (tatlı - tuzlu farketmez)

-Bir kumaşı benzin yada başka bir leke çıkarıcı ile silmeden önce oldukça tuzlu bir su ile silerseniz leke çıkarıcı iz bırakmaz.

-Eğer örtünüze meyve suyu dökülürse hemen tuz serpin ilk yıkamada çıkacaktır.

-Ağız kokusu için kahve çekirdeği çiğneyin.

-Cam tencerede yemek pişirirken kapağın buharlaşmaması için iç yüzeyi limon kabuğu ile silinir.

-Teflon tavanızda oluşan lekeleri temizlemek için bir bardak suya iki çorba kaşığı karbonat ve yarım su bardağı sirke karıştırın. Bunu tavanızın içine dökün 10 dakika kaynatın.

-Lavaboyu temizlerken tuzla bastırarak silince hem iyi temizler hem de kokuları giderir.

-Uzunca bir süre kullanılmayan eski çaydanlıkların kötü kokusunu gidermek için içine bir parça kesme şeker koyun.

-Pilavınızı tekrar ısıtırken bir kabın içine su koyup bu kabın üzerine pilav tenceresi koyularak ısıtılırsa pilav taneli kalır tazeliğini muhafaza eder.

-Patates pişirirken suyuna bir kaşık sirke konursa hem rengi sarı kalır hemde daha lezzetli olur.

-Halının rengini canlandırmak için en son suyuna sirke konur.

-Çizik zeytin yağ ve limonla servis esilirse daha lezzetli olur.

-Sütü ocağa koymadan tencere soğuk suyla çalkalanırsa süt kaynarken dibine yapışmaz.

-Bulaşık suyunuza bir kaşık sirke katmakla bulaşıklarınızın daha kolay ve temiz yıkandığını göreceksiniz.

-Renkli gömlekler yıkanmadan önce iki saat sirkeli suda bırakılırsa renkleri canlı olur.

-Yoğurdu sulandırmak için tahta kaşıkla üstten almak gerekir.

-Elbiselerin fermuarları yıkarken bozuluyorsa makineye atmadan önce kapatılır.

-Kapılarınız veya çekmeceleriniz bir müddet sonra itseniz de çekseniz de kapanmaları zorlaşır. Kapınızın, çekmecenizin sürten kısmına vazelin sürün.

-Baş ağrısı için: Kahve çekirdeğine limon suyu sıkın yavaş yavaş yiyin. (Birkaç tane)

-Mantar kapaklı şişeleri yatık vaziyette saklamalısınız.

-Şarap şişelerinin mantarını tekrar şişeye geçirmek için: Mantarı kaynar suyun içine atın.

-İçkilere güzel tat ve görüntü vermek için: Buzu dondururken buz kabının içine kiraz, nane yaprağı, yeşil zeytin vs. koyup dondurun.

-Buz dondururken: Suyu kaynatın, soğuyunca buz kalıplarına koyup dondurun. Buzlar daha canlı kristal gibi görünür. Kaynamış suda oksijen azalır... Buda buzun mat görünmemesini sağlar.

-Dişlerinizi doğal temizleyin: Çileği ezin diş fırçanızın üzerine koyun diş etlerinize kompres yapın. Sonra dişlerinizi fırçalayın.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

İŞ GÖRÜŞMELERİNDE NASIL BAŞARILI OLUNUR

1/2/2009 · Kategori: yasam

insankaynaklari.com tarafından gerçekleştirilen bir anketinin sonuçları, bu konuda size rehberlik edecek ipuçları sunuyor.

İş görüşmesi, bırakın iş hayatına yeni adım atacak yeni mezunları, deneyimli profesyonelleri bile heyecanlandıran, oldukça zorlu bir süreç. İş arayanlar veya iş değiştirmek isteyenler için iş görüşmesi artık çok daha kritik bir öneme sahip.

Türk iş dünyasının hızla dışa açılması nedeniyle kalifiye eleman arz ve talebindeki artış, peş peşe yaşanan ekonomik krizler nedeniyle artan işsizlik ve istihdam piyasasındaki rekabet , şirketlerin insan kaynakları bölümlerinin işe alım sürecini daha profesyonelce yürütmeye başlamaları, bunda başlıca etkenler olarak sayılabilir. Peki iş görüşmesinde başarılı olmanın yolları neler? insankaynaklari.com’un 1-14 Mayıs tarihleri arasında Platin dergisi için yaptığı ‘İş Görüşmelerinde Nasıl Başarılı Olabilirsiniz?’ başlıklı, 734 kişinin katıldığı anketin sonuçlarını önde gelen şirketlerin insan kaynakları direktörleri yorumladı. İşte sonuçlar ve uzmanların değerlendirmeleri...

FAZLA GÖRÜŞME GÖZ ÇIKARMAZ!
‘İş Görüşmesinde Nasıl Başarılı Olabilirsiniz ?’ araştırmasının ilk sorusu son bir yılda gidilen iş görüşmesi sayısını doğruluyor. Katılımcıların yarısından fazlası, bugüne kadar birle beş arasında iş görüşmesi yaptığını söylüyor. İş görüşmesine hiç gitmeyenlerin oranı ise yüzde 12.69. Unilever İnsan Kaynakları Müdürü Cezmi Özkunt, “Hiç gitmedim” diyenlerin hepsinin halen çalışmakta olan, bu tip bir arayış içinde olmayan kişiler olduğunu düşünüyor. Özkunt, “Eğer durum hakikaten böyle ise çalışanların yalnızca yüzde 13’ünün işinden memnun olduğunu, değiştirmeyi düşünmediğini veya yaşından dolayı bunu istemediğini söyleyebiliriz. Geriye kalan yüzde 87’lik oran da bu arayışın, gerek iş gerekse arzu edilen iş arayışının ne kadar büyük boyutta olduğunu gösteriyor” diyor.
Sabancı Holding İnsan Kaynakları Daire Başkanı ve aynı zamanda Peryön Başkanı Rıdvan Yirmibeşoğlu ise ekonomik belirsizliğin devam ettiği dönem olmasına rağmen anket sonuçlarının geçtiğimiz yıl iş görüşmesine davet edilen kişi sayısının beklenenin üzerinde olduğunu gösterdiğini düşünüyor. Yirmibeşoğlu, katılımcıların üçte birinin beşten fazla iş görüşmesine giderken iş görüşmesine gitmeyenlerin oranının yüzde 13’te kaldığına dikkat çekiyor ve şöyle diyor: “Bu rakamlar bize 2002’de eskisi kadar olmasa da yoğun bir iş görüşmesi trafiğinin yaşandığını gösteriyor.”

ASIL HAZIRLIK KENDİNİ TANIMAK
“İş görüşmesine gitmek için mutlaka iş arıyor olmak gerekmiyor. Yeni mezunlar ya da halen çalışmakta olanlar kendilerine benchmark aldıkları kuruluşları tanımak, o gün için olmasa da gelecekteki ilişki ağlarını zenginleştirmek için amaçlı ve bilinçli temaslar kurmak yönünde teşvik edilmeli.”
— CAN BI
Borusan Holding İnsan Kaynakları Direktörü Araştırmanın ikinci sorusunda katılımcıların görüşmeye gitmeden önce nasıl hazırlandıklarını sorguluyor. Bin 734 kişiden 619’u başvurduğu şirket hakkında ön araştırma yaptığını söylerken, 214 kişi hazırlık yapmadığını belirtti. Finansbank İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hamdi Aydın, verilen yanıtları pratikte yaşananlarla pek bağdaştıramadığını ifade ediyor. Aydın “Genelde yanıtlar hazırlık yapıldığına yönelik. Ama pratikte insanların iş görüşmesine çok hazırlıklı gelmediklerini görüyoruz. Şirketi veya pozisyonu görüşme öncesinde araştırma gereği duyan bugüne kadar çok nadir insan gördüm” diyor.
Aydın’ın düşüncelerine destek verenlerden biri de Rıdvan Yirmibeşoğlu: “Katılımcıların yüzde 57’si pozisyon ve şirket hakkında hazırlık yaptığını söylüyor. Bu oran, ankete katılanların oldukça genç oldukları düşünüldüğünde bizim yaşam tecrübelerimizle büyük ölçüde çelişiyor. Özellikle 23-30 yaş grubunda sözü edilen iş görüşmesi öncesi hazırlığı yapan kişilerin sayısının çok az olduğunu gözlemliyoruz.” Cezmi Özkunt ise katılımcıların yaklaşık yüzde 82’sinin süreç, pozisyon ve şirket hakkında az veya çok bilgi edinerek gitmesinin iletişim ve internet çağının sevindirici bir sonucu olduğu görüşünde. Can Bi’ye göre, kişi öncelikle kendini tanımaya vakit ayırmalı: Ne gibi özgün başarı öyküleri oldu? Nerede kişisel farklılık yarattı? Hangi sorunlarla karşılaştı ve nasıl çözümledi?

BU İŞ İÇİN UYGUNDUM AMA...
“Adaylar görüşecekleri şirket ve pozisyonla ilgili ön araştırma yapmalı. Basından ya da şirketlerin web sayfalarından yararlanabilirler. İş görüşmesine giderken dış görünüş ve giyime de dikkat edilmesi gerek. Abartıdan uzak, profesyonel bir görünüm, görüşmeyi yapanı pozitif olarak etkileyecektir.”
— MÜGE YALÇIN
Ernst&Young Yönetici Seçme ve Değerlendirme Müdürü Araştırmanın üçüncü sorusunda iş için uygun olduğundan emin olan kişinin neden reddedildiği sorgulanıyor. Katılımcıların büyük bölümü, gerekçe olarak deneyim eksikliğini öne sürüyor. Yüzde 20’si ise kabul edilmemelerini kendilerinin dışındaki etkenlere bağlıyor. Cezmi Özkunt, adayların diğer kişilerin kendilerinden daha iyi olduğu yönündeki yüzde 5.42’lik oranı çok ilginç bulduğunu söylüyor: “Aslında mülakat sonucunda en iyi seçilir ve diğer adaylar bu seçilene göre daha az iyidirler. Bunu yalnızca yüzde 5.2’nin kabul etmesi de bu konuda olgunluk açısından daha gidilmesi gereken çok yol olduğunu gösteriyor” diyor. Hamdi Aydın’ın reddedilen adayların ruh haline dair gözlemleri şöyle: “Kişiler genellikle işe kabul edilmediklerinde, dışsal nedenleri öne sürmeyi tercih ediyor. Görüşmecinin yeterli olmaması, kişiyi anlamaması, kendisini refere edecek bir kişinin bulunamaması gibi... Nedense kimse kendinde kusur aramak istemiyor. Dolayısıyla, dışsal etkenlerin yüzde 20 olması gerçekle pek örtüşmüyor.” Yirmibeşoğlu ise yüzde 7,97’lik ‘Bu iş için uygundum ama ilandaki iş tanımıyla görüşmede belirtilen özellikler örtüşmüyordu’ yanıtını şöyle değerlendiriyor: “İş arayanlar başvurularını yaparken iş ilanlarını tam olarak okumuyorlar veya ilandaki iş tanımını farklı yorumluyorlar. Örneğin verilen ilanda açıkça belirtildiği halde görüşmede adaylardan ‘Görev yerinin İzmir olduğunu bilmiyordum, bilseydim gelmezdim sözünü işittiğimiz oluyor. Bu ve benzeri durumlar insan kaynakları profesyonellerini işe alımlarda çok yoruyor ve oyalıyor.”

ÜCRET KONUŞMAK İSTEMİYORLAR
İş görüşmesinde sizi en çok rahatsız eden soru nedir?” sorusuna yanıt olarak 335 kişi “Ücret beklentiniz nedir?” şıkkını işaretledi. Bu durum, adayların görüşmede en çok ücretle ilgili beklentilerinin sorulmasından rahatsız olduklarını ortaya koyuyor.

Can Bi, soruyu soranlara şu öneride bulunuyor: “O soruyu neden sorduklarını adaya baştan anlatırlarsa, görüşmenin verimliliği artıyor, karşılıklı güven oluşuyor. Örneğin ücret talebini sorarken, biz ‘Beklentinizle şirketin imkanları daha baştan birbirine uyuyor mu, onu öğrenmek istiyoruz yoksa sizinle pazarlık yapmak için bu soruyu sormuyoruz’ diyoruz.”
Müge Yalçın’ın bu konudaki görüşleri ise şöyle: “Adayların ücret beklentisinin sorulmasından hoşlanmamaları biraz da şirketin o pozisyon için öngördüğü bütçeyi tahmin edememelerinden kaynaklanıyor. Yüksek söyleyip işi kaçırmak ya da az söyleyip şirketin öngördüğü maaşın altında bir ücreti kabullenmekten çekiniyorlar. Bir başka hoşlanılmayan soru da ‘Bu işe neden başvurdunuz?’ sorusu. Bu soruyla adayın kendisini hangi yetkinlikleriyle bu pozisyona uygun gördüğünü anlamak isteriz. Yine pek hoşlanılmayan; ‘En son işinizden neden ayrıldınız?’ sorusunu da sıklıkla sorarız. Adayın eski işiyle ilgili verdiği tepkiler, adayı daha iyi tanımamıza yardımcı olur.”
Hamdi Aydın ‘En son işinizden neden ayrıldınız?’ sorusu çok çabuk geçiştiriliyorsa, genelde ‘altından bir şey’ çıktığını belirtiyor. Yirmibeşoğlu’na göre, ‘rahatsız edici’ diye tanımlanan sorular bir iş görüşmesinde yöneltilmesi gereken sorular. Bunların rahatsız edici algılanmasının nedeni ise soruların içeriğinden çok nasıl veya hangi ortamda sorulduğuyla ilgili...
Cezmi Özkunt, özellikle pazarlık hissi verilmesi durumunda, ücret beklentisi sorusunun rahatsız verici olduğuna katılıyor. Özkunt’a göre , kurumsallaşmış şirketlerde bu sorun yaşanmıyor. Özkunt, “Burada yetkinlik temelli tek soru ‘zor bir görev’ ile ilgili olan ve rahatsızlık oranı yüzde 7. Sorun da muhtemelen böyle bir örneği hiç düşünmemiş olmak. Bu da genelde yaptıklarımızın farkında olmadan zaman geçirdiğimizi göstermekte. ‘Kendinizi beş yıl sonra nerede görüyorsunuz?’ tamamen varsayımsal bir soru ve yanıtı mülakat yapana hiçbir şey anlatmaz. Oranın yüzde 12 olması az sorulduğunu gösteriyor, bu da sevindirici bir sonuç.”

KOLAY DEĞİL AMA DOĞAL OLUN!
İş görüşmesini uzun bir yolculukta uğranılan bir durak olarak nitelendiren Can Bi, iş arayanlara uzun soluklu bir kariyer öncesinde küçük savaşları değil, büyük savaşları kazanmak için mücadele etmelerini öneriyor ve ekliyor: “Rol yapmak veya kendisi gibi olmamak, olsa olsa kısa mesafe koşusunu kazandırır. Oysa başarılı profesyoneller maraton koşmayı becerenlerden çıkar.”

Ankette iş görüşmelerinde doğal olmanın gerekli olup olmadığı da soruldu. Katılımcıların yüzde 58’i, “Kesinlikle doğal olmak gerektiğine inanıyorum” derken yüzde 36’sı atmosfere göre davranacağını, yüzde 6’sı ise gerekirse rol yapabileceğini belirtti.
Rıdvan Yirmibeşoğlu da iş görüşmesinde doğallık sorusuna verilen toplam yüzde 42’lik ‘Duruma göre hareket ederim ve rol yapabilirim’ yanıtlarının yaygın bir hataya işaret ettiğini söylüyor. Hamdi Aydın ise yüzde 6’lık oranın gerçekte biraz daha yüksek olduğunu düşünüyor. Görüşmelerde rol yapmanın, pek de iyi bir sonuç vermeyeceğini söyleyen Müge Yalçın ise, aynı kişiyle bir pozisyon için en az dört beş mülakat yapıldığı, dolayısıyla rol yapma yeteneği ne kadar üstün olursa olsun, kişinin açık vereceği uyarısında bulunuyor.
Cezmi Özkunt, insan değerlendirmenin stratejik ve çok da kolay olmayan bir iş olduğunu, var olan tekniklerin uygulamasının yine kişilere bağlı olduğunu belirtiyor. Özkunt “Yüzde 88’lik ‘emin olmama’ ve ‘hayır’ oranının söylediği şey, sonucu kabullenememenin dışında, iş görüşmelerinin uygulama kalitesinin yükseltilmesi, adaya yansıtılması konusunda insan kaynakları çalışanlarının gidecekleri daha çok yolun olduğunu gösteriyor” diyor. Can Bi ise “Mülakat bir bulmaca çözme oyunu ya da bilek güreşi değil ki! İş görüşmesinin amacı şeffaf ve dürüst bir metodolojiyle doğru insanı bulmak olmalı” diye belirtiyor görüşlerini.
Müge Yalçın’a göre, iş görüşmelerinde görüşmeyi yapan kişinin yetkinliği çok önemli. Yalçın, “İş görüşmesini yapan kişinin bir başka sorumluluğu da adaya şirket ve pozisyon hakkında detaylı bilgi vermektir. Çünkü iş görüşmesinde sadece görüşmeyi yapan adayı değerlendirmez, aday da işe başvurduğu şirketi

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

PALMİYE ADASI

1/2/2009 · Kategori: yasam

Dünya'nın sekizinci harikası Palmiye Adası                    20 milyon dolar harcanan açılış partisinde de krizden iz yoktu.Pekin 2008 Olimpiyatları'nın açılışını bile gölgede bırakan partide on binlerce havai fişek, uzaydan da görülebilen palmiye şeklindeki yapay adanın gökyüzünü aydınlattı.Üstünde "Atlantis" isimli dev bir tatil köyü kurulan adanın açılış töreninde Kylie Minogue da bir konser verdi.Tatil köyünde içinde 65 bin deniz canlısının bulunduğu bir akvaryum da yer alıyor.
       















































      

DUBAİİ HOTELL

01/02/2009

 

DUBAİİ

DUBAİİ MÜZESİ,Al FAHİDİ KALESİ




















Burj El Arab Oteli, dünyanın tek 7 yıldızlı oteli. Dubai'nin ve ülkenin prestiji. Sonuçta bir otel ama ülkenin tanıtımında etkisi büyük. 1 milyar dolara inşa edilmiş, 500 milyon dolar dekor için harcanmış. Takım elbiseyle ancak içeri girebiliyorsunuz. Önceden rezervasyon yaptıranlar girebiliyor. Lokantalarında yemek için öyle kapıdan içeri giremiyorsunuz. Gideceğiniz günden önce rezervasyon yapıyorsunuz. Kabul edilirse, gittiğiniz gün, kapıya rezervasyon kabul faksı geliyor. İsminiz kontrol ediliyor. Otel 50 yıl full olsa bile maliyetini karşılamıyor.

175 metrekare iki katlı en ufak odanın fiyatı 1000 dolar, yüksek sezonda. En lüks odanın fiyatı ise, 8 bin dolara kadar çıkıyor.Düşük sezonda ise 2 kişi uçak bileti dahil bir hafta 2400 dolara kalabiliyorsunuz.İçinde 1000 metre karelik daireler var.
Son Güncelleme ( Perşembe, 19 Nisan 2007 )
DUBAİ MÜZESİ



Perşembe, 19 Nisan 2007

Al Fahidi Kalesi içinde yer alıyor. 1799 yılında inşa edildiği belirtilen müze, bir zamanlar saray, askeri garnizon ve hapishane olarak kullanılmış.Günümüzde ise, iki bölümden oluşan müze. 1970 yılında müze olarak kullanılmaya başlamış. 1995'de restore edilmiş. Müzenin bahcesinde eski Dubai yaşantısıdan günümüze kalan kayıklar, ev örnekleri silahlar sergileniyor.

Ama müzenin asıl çarpıcı tarafı kalenin altına yapılan ve soğutmalı yeni müze bölümü. En son teknolojik olanaklar kullanılarak Dubai'nin geçmisten bugüne bütün geçirdiği aşamalar burada size ışık, foto gösterileriyle adım adım anlatılıyor. Dubai'nin ortasından geçen 10 kilometre uzunluğundaki Haliç ve etrafında kurulan Dubai şehrinin bütün özellikleri burada.
Çöl yaşamından, geleneksel Arap evine, camilere, çarşıya, hurba bahçelerine varana kadar dubai ile ilgili her şey yer altına yapılan özel müzede sergileniyor. Çölde yapılan arkeolojik çalışmalar bir köşede size anlatılıyor. Bir başka köşede ise, balmumu heykellerle, Dubai'nin ilk kurulduğu yıllarda yaşayan bedevi kabilelerin yaşantısı gözlerinizi önüne getiriliyor

 

MONTREAL

01/02/2009

 


MONTREAL
Hotels Krone US-amerikanischen "100% Zufriedenheitsgarantie:
"Wir verpflichten uns, die Ihren Aufenthalt so bequem
in freundlichen, sauberen Umwelt. Wenn ein Teil
Ihren Aufenthalt nicht zu deiner
Erwartungen, uns eine Chance geben, ihn zu beheben.
Wenn Sie nicht zufrieden sind, zahlst du nicht, dass
Teil Ihres Aufenthalts. "

Der von der Krone von Amerika Hotels Mission:
"Wir bemühen uns, die Erwartungen unserer
Gäste in ein Haus weg vom Haus. "
Pasquerilla Plaza Building








Unternehmenskultur

Der Sozialleistungen für Mitarbeiter

Freie Stellen

Übersicht Lebenslauf

Erklärung EEOC


In der US-amerikanischen Hotels Krone, das Unternehmen ist so gut wie unser Volk.

Innovative, talentierte und engagierte haben hart gearbeitet in den letzten 40 Jahren für den Bau der Staatsanwaltschaft der Krone US-Hotels in einem der Mitte des Atlantik Hotel hoch, die Verwaltung und Entwicklung von Unternehmen.

Arbeit ist hier auf alle die Erwartungen unserer Kunden - eine Philosophie, brachte uns einen ausgezeichneten Ruf auf nationaler Ebene.

Wir sind immer auf der Suche nach jungen Talenten - intelligente Leute, die unter Spannung stehen, innovativ, flexibel in ihrem Denken und bereit, ihr Potenzial in einer Gesellschaft positioniert, um erfolgreich zu sein. Unsere Mitarbeiter arbeiten mit einer Reihe von gemeinsamen Werten - einen Verhaltenskodex, der uns auszeichnet und bietet einen sicheren, produktiven und angenehmen Arbeitsplatz.

In die Lage versetzen, unser Bauernhof der gute Ruf des Unternehmens - die positive Wahrnehmung unseres Hotels Franchise, unsere Werte und unsere finanziellen Ergebnisse - aus unserem Volk.

Ist es nicht Zeit, um an unser Team?










Montreal
Adresse: Route von PA 56 in Downtown
250 Market Street, Johnstown, PA 15901 USA
Telefon: 814.535.7777 Fax: 814.539.1393
Reservierungen: 800.433.5663
http://www.johnstown-dwtn.holiday-inn.com
159 Zimmer und Suiten sind ausgestattet mit Bad Kaffeemaschine, Fön, Bügeleisen / Rat. Hallenbad, Fitnessraum, Whirlpool / Sauna und Harrigan's Cafe & Wine Deck.



Adresse: 1440 Avenue der Kopfhaut, Johnstown, PA 15904 USA
Telefon: 814.266.8789 Fax: 814.266.5285
Reservierungen: 800.822.9194
http://www.johnstownpa.hiexpress.com
108 Zimmer und Suiten sind ausgestattet mit Bad Kaffeemaschine, Fön, Bügeleisen / Brett. Ein Frühstück Express Start Bar, Ortsgespräche sind kostenlos und Bus-Parkplatz.



Montreal
Adresse: Holiday Inn: 250 Market Street, Johnstown, PA 15901 USA
Telefon: 814.361.2620 Fax: 814.539.1393
Reservierungen: 814.361.2620
http://www.harriganscafewinedeck.com
Die Region eignet sich das Essen und den Wein Gourmet-Star zur Tarif in einer eleganten Atmosphäre. Wine Spectator Award of Excellence, 100 + Wein-Auswahl mit 30 Weine im Glas, Parkplatz, am Wochenende Live-Unterhaltung, Wein-Brücke, und eine gemütliche Lounge mit einem Tapas-Menü.





Montreal
Adresse: 301, Rue Napoleon, Johnstown, PA 15901 USA
Telefon: 814.535.9385 Fax: 814.248.3042
Reservierungen: 866.277.5573
http://www.fjpconferencecenter.com
Stand der Technik für Anlagen mit 14.895 Quadratmeter für bis zu 850 • Menü Guide • Audio-visuelle verfügbar • 60 Seemeilen südlich von Pittsburgh • 140 Meilen westlich von Harrisburg







Als Anführer der Gastfreundschaft einen Umsatz von mehr als vierzig Jahren, die Staatsanwaltschaft der Krone US-Hotels ist stolz darauf, unser Engagement und das Engagement in Johnstown. Der von der Krone von Amerika Hotels verwaltet Harrigan's Café & Wine Deck, das Hotel Holiday Inn - Downtown Johnstown und das Holiday Inn Express auf der Avenue des Halses, die beide der Franchisenehmer im Wege von Vereinbarungen mit Inter-Continental Hotels. Hotels Krone US verwaltet auch das Frank J. Pasquerilla Conference Center Downtown in Johnstown.




Unsere Mission

Wir sind der beste Wert der Gastfreundschaft in den Gemeinden, denen wir dienen. Wir empfangen unsere Gäste in freundlichen, sauberen und sicheren "Haus weg vom Haus" Umgebung. Wir sind dazu in der Exzellenz über die Erwartungen

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::