RİNGLERİN MÜSLÜMAN KRALLARI

1/2/2009 · Kategori: spor

 


Dünya Boksuna Muhammed Ali ismi bir dönemler yön vermişti.Yakın zamanda Ali ile yaşam öyküleri bazı noktalarda paralellik gösteren ve sonradan Müslüman olan Malik Abdülaziz ringlere damgasını vurdu.Günümüzde ise Türk boğası Sinan Şamil Sam ringlerde fırtına gibi esiyor.İşte üç Müslüman boksörün hayatından kesitler.

 

Türk Boğası Sinan Şamil Sam.
Sinan Şamil Sam Türk boksunda hep ilklere damga vuran bir boksör olarak kariyerine devam ediyor. Amatör gençler ve büyüklerde dünya şampiyonluğu, profesyonel Avrupa ve kıtalararası boks şampiyonlukları kazandığı unvanlar arasında. Fırtına gibi estiği ringlerde "Türk boğası", "Balyoz yumruk" gibi lakaplarla da anılan Sam evde, maçlardaki o sert, katı ve soğuk imajından sıyrılıyor; eşi Funda ve 2,5 aylık kızı Defne'nin yanında mutlu bir baba görüntüsü veriyor.

"Tilkiler dört tavuğumu götürmüş. Boş kümesi görünce oturup ağladım" Çocukluğundan beri at ve güvercin tutkunu olan Sam "Eşimden çok korkarım" diyor şakayla karışık biçimde. Ardından sözlerini şöyle sürdürüyor: "Funda ile her konuda iyi anlaşıyoruz. Funda'nın ailesinde de boksör olduğu için bu konuda bana çok büyük destek oluyor. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır sözü gerçekten doğru. Bebeğimiz Defne de mutluluğumuza mutluluk kattı." Kıtalararası boks şampiyonluğu hazırlıkları nedeniyle ailesine fazla vakit ayıramadığını da belirtiyor ünlü boksör: "Çocuğumun sevgisini yeterince yaşayamadım. Ama çalışmamın meyvesini aldım ve çok güçlü Rus rakibimi nakavtla mağlup ederek kemeri kazandım. Şimdi neredeyse tüm günüm eşim ve kızımla geçiyor."

Berlin yakınlarında lüks bir villada yaşayan şampiyon boksör, antrenmanlarından kalan zamanlarda bahçesindeki kümeste yetiştirdiği güvercinleriyle de ilgileniyor. 16 tane cins taklacı güvercin yetiştirmiş ve onlara gözü gibi bakıyor: "Onlar benim evlatlarım gibi. Ancak burada atmacalar ile baş edemediğim için onları Türkiye'ye götürmek istiyorum. Geçtiğimiz günlerde kümesime tilki ya da gelincik girmiş, dört tavuğumu da götürmüş. Sabah kümesi bomboş görünce oturup hüngür hüngür ağladım." Bir de kedisi olan Sam, Türkiye'ye döndüğü zaman iyi bir yarış atı alacağını belirtiyor. Zaten at yarışı da oynuyor ve Türkiye'deki yarışları da takip ediyor. 1974'te Frankfurt'ta doğan, Türkiye'de büyümesini isteyen babasının zoruyla dedesinin yanına giden Sam

12-13 yaşına kadar Kars'ta yaşamış. Orada eyersiz ata binmeyi öğrenmiş. "Artık çok iyi bir binici değilim. Çünkü 110 kiloluk binici olmaz" diyor bu konuda.

"Sonuçta bizim yaptığımız bu iş de bir ticaret ve şovdur"

Kıtalararası boks şampiyonu olan Sam'ın şimdiki hedefi dünya ağır sıklet profesyonel boks şampiyonu olmak. Bu noktada bazı şikayetlerini dile getirmekten geri kalmıyor: "Türküz. Bu büyük bir handikap. Medya bize gereken ilgiyi göstermiyor. Ukraynalı Vitali Klitschko maç yaptığı zaman bir Alman televizyonu 2 milyon euro verip bu karşılaşmayı yayınlıyor. Ama Türkiye'de televizyonların bizim maçlarımız için verdiği paralar çok komik. Sizin arkanızda güçlü bir grup olmadığı sürece niye siz şampiyon olasınız ki... Sonuçta bizim yaptığımız bu iş de bir ticaret ve şovdur. Buralara kadar hep yalnız geldik. Bizim şanssızlığımız bu. Dilerim bunu kırarız."

Şubat ayındaki Vitali Klitschko ile Dany Williams arasındaki WBC (Dünya Boks Konseyi) Dünya Şampiyonluğu maçını bekliyor şimdi: "Tüm dünyanın gözü bu müsabakada olacak ve tabii ki Vitali Klitschko favori. Ancak İngiliz Williams'ın kazanması benim için daha iyi olur. Çünkü ben Williams'a 8 Şubat 2003'te altıncı raunt sonunda havlu attırdım. Şampiyon olursa bana karşı ezici bir şekilde kaybettiği için kendini ispat etmek zorunda."

"Yemeyi seviyorum ama burada Türk mutfağını bulamıyorum"

Sinan Şamil Sam Türkiye'yi, dostlarını, yemeklerini çok özlese de, gurbet duygusunu iliklerine kadar yaşasa da boksta bir misyonu olduğuna inanıyor. "Gerçekten antrenmanlarımız da, müsabakalarımız da çok ağır. Çok büyük özveri isteyen bir spor. Ama benim boksta bir misyonum var. Gençler ve amatörlerde elde ettiğim dünya şampiyonluğunu profesyonelde de yakalamak istiyorum. Şampiyonluk kemerini ellerime almak istiyorum" diyor.

Fazla sosyal bir hayatı olmadığını da belirten Sam "110 kiloluk bir ağır sikletim, yemek yemeyi seviyorum. Ama Türk mutfağını da bulamıyorum. Sonuçta tabii ki biz burada gurbetteyiz. Bu nedenle burada kendimi hep eksik hissettim. Benim için farklı bir kültür. Tabii ki zor bir kültür. Almanya benim hem doğduğum hem de doyduğum yer" diyerek Almanya'yı ikinci vatanı olarak kabul ettiğini de söylüyor.

İlklerin şampiyonu

Kars'tan Ankara'ya taşındıktan sonra boksla tanışan Sinan Şamil Sam, Türk boks tarihinde hep ilkleri başardı. 14 yıl amatör boks milli takımlarında mücadele etti. 1993'te Türkiye'ye tarihinde ilk kez gençler dünya şampiyonluğunu kazandırdı. 1999'da Amerika'da ağır sıklet dünya şampiyonu oldu. Ardından tüm eleştirilere rağmen Almanya'da profesyonel boksörlüğü seçti. "O zaman niye olimpiyat şampiyonluğu için mücadele etmedi diye beni eleştirdiler" diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: "İçimde herhangi bir ukte yok ama bir olimpiyat şanssızlığım var. Birinde sakatlandım, gidemedim. Birinde ameliyat oldum, gidemedim.

Son olarak da profesyonelliği seçtiğim için gidemedim. Bir sporcu olimpiyat şampiyonu olmayı istemez mi? Olmadı işte. Ben başarılı bir amatör boksördüm ama bitti. Şimdi profesyonelim ve hayatımı da bundan kazanıyorum. Olimpiyatları da unuttum. Bu süreçte profesyonel Avrupa şampiyonluğunu elde ettim. Sonra kaybetim ama bana haksızlık yapıldığına inanıyorum hâlâ. Şimdi kıtalararası şampiyonum."

Ringde sırtına reklam almıştı

Maçtan iki saat önce uygulanıyor, terle silinmiyor, özel bir boya ile çıkarılıyor

Sinan Şamil Sam, Rus boksör Denis Baktov'u nakavt ile mağlup ettiği maçta sırtına aldığı reklamla da ilgi odağı oldu. Almanya'da süt ürünleri üreten bir firma olan Gazi'nin bu reklamı Sam'a ilk verişi ise Alman Luan Krasniqi ile yaptığı ve sonucunda Avrupa şampiyonluğunu kaybettiği maçta olmuştu. Sıradan bir maçta 10-15 euro bedel alınan bu reklam için özel bir boya maçtan iki saat önce sürülüyor. Bu reklam maçtan 30 dakika önce son kez kontrol ediliyor, son rötuşlar yapılıyor. Maç boyunca terle silinmesi, akması mümkün olmayan bu özel reklam zaten maçtan sonra da özel bir ilaç ile çıkarılıyor. Hiçbir yan etkisi bulunmuyor.

Sam'ın menajeri ve yakın arkadaşı Ahmet Öner reklamla ilgili olarak şunları söylüyor: "Bizim hedefimiz 2005 yılında Sinan Şamil Sam'ı dünya şampiyonu yaparken onu pazarlama açısından da hazırlamak. Çünkü Sinan'ın da değindiği gibi profesyonel boks aynı zamanda şov ve pazarlamadır."

MUHAMMED ALİ

İlk adı CASSİUS MARCELLUS CLAY’dır.Müslüman olduktan sonraMUHAMMED ALİ adını almıştır.
"şükürler olsunki müslümanım.Dinimi ve adımı kabul etmek istemeyenlere neler yaptığımı bütün dünya görmüştür.Artık bir çok Amerikalı apğtallığı bıraktı adımıda müslümanlığımıda öğrendi.En büyük Allah’tır.Ben ise boksun en büyüğüyüm.Ben en büyük müslüman Muhammedden sonra boksun en büyüğüyüm.”

Bu sözcükler ALİin İslam’la müşerref olmasından sonra mutluluğunun ve kendine güveninin en çarpıcı ifadeleridir.17 ocakta KENTUCKY eyaletinin LOUİSVİLLE denilen kısmında dünyaya fakir bir ailenin çoçuğu olarak gelmiştir.Beyaz lşarla birlikte büyüyen Ali çocokluğunda mahalle arkadaşları ile hep kavga eder ve onları döverdi.Bununsebebi is esiyahlarla alay etmeleri ve onları aşağı görmelri idi.

Mahallerindeki bir gazete bayi sahibi olan baba richard lakaplı kişi sayesinde Louisville’de ring adını taşıyan bir spor salonunda ilk boks antremanlarına başlar Ali.İlk macını 3 aylık boksör iken salonun kıdemli Bir öğrencişsi ile yapmış tek yumrukta rakibini nakavt ederek ilk zaferini kazanmıştır.

İkinci ciddi macını ise martin adında profösyenel maçlar organize eden bir organizatörün tertiplediği müsabakaya girerek gerçekleştirdi.Bu macınıda kazanarak artık sürekli gelecek zafer ve galibiyetlerin önü açılmış oluyordu.Ali ilk resmi macınıda kulübü adına girerek kazandıktan sonra ard arda galip geldiği maçlara çıkmaya devam eder.artık Amerikan boks camiası Ali’nin adını öğrenmiş ve çıktığı maçları ilgi ile takip eder olmuşlardı.1958 senesine geldiğinde Ali 1.90 boyunda vurduğunu deviren bir boksör olmuştu.

Sigara ve içki içmediğini ifade den Ali kendisine yaklaşmak isteyen kadınlara ise”Ben insanı döverim,dayak yemek istemessen benden uzak dur”diyerek kendinden uzaklaştırdığını söylemektedir.1960 da Amerikan Boks Fderesyonundan teklif alır ve Olimpiyatlarda dövüşeceği müjdesi verilir.ali için artık Boks ve başarı başka bşr anlam kazanmıştır.Müthiş bir çalışma tenposu ile antremanlara başlar.Ünlü hocalardan ve Boksörlerden dersler alarak hızla tekniğini ve güçünü geliştirmeye başlar.Henüz 18 yaşında olan Ali Roma!da ilk Olimpiyat maçına filpinli rakibi ile çıkar sırasıyla macar,fransız, rus ve finalde kanadalı rakibi ile karşılaşarak ve galip gelerek ülkesine Olimpiyat şampiyonu olarak dönmeyi başarmıştır.

Bu yıllardan sonra Ali (clay) için peşpeşe gelen zaferler zaman dilimi başlar.1963 yılında Avrupa şampiyonluğunu kazandıktan sonra 25 şubat 1964 de ise Dünya şampiyonu olarak ismini tüm Dünya’ya tanıtmıştır.

Cassius m.clay,Dünya şampiyonu olduktan 2 gün sonra başata Amerika olmak üzere tüm Dünyayı tekrar şaşıtmıştır.Genç şampiyon 27 şubat 1964 günü müslümanlığı kabul ettiğini ve <> adını aldığını bütün Dünyaya ilan etmi Ştir.Onun bu kararı İslam Dünyasında sevinçle karşılanırken Amerikada soğuk duş etkisi yapmış,bilhassa muhafazakar cevreler onun bu davranışında hiç hoşlanmamışlardı.Muhammed ali ırk ayrılığının yanına birde din ayrılığını ekliyor ve tüm Amerikaya meydan okuyordu.”bana artık Muhammed ali deyin.Benim adım bundan sonra budur.clay ölmüştür.Muhammed ali yaşıyor”

Ali müslüman olduktan sonra bir yıl maçlara katılmadı.Dünyadaki müslüman liderleri ve ülkeleri görmek için dünya seyahatine çıktı.Bu seyahat sonunda 1967 de ikinci defa müslüman eşi ile evlenir ve daha sonra üç çoçuğu olur.Ali artık her maç sonrası rigde İslamı tebliğ eder olmuş ve onun müslüman olamsını kabullenemeyenlere adeta her defasında şu mesajı veriyordu.”Ben haz.Muhammede inan bir insanım,Allah benimle beraber,benim inancım sonsuzdur,Allah kendisine inananların her zaman yanındadır.Allahın yardımı ile şampiyon oldum.”

Ali nin hayatı bir roman olacak niteliktedir.çoğunluğu zaferlerle geçen boks hayatında bazen yenilgilerde almış fakat kısa sürede bu yenilgileri telefi etmiş ve ünvanının geri almıştır.İslamı sectikten sonra Amerikada ırkçılıkla mücadele etmiş ve müslüman teşkilatlara olağan üstü yardımlarda bulunmuştur.Bir çok islam ülkesine ziyaretlerde bulunan Ali Türkiye!ye bir türlü gelememesine oldukça yakınmış ve bunu çeşitli talihsizliklere bağlamıştır.Bir Türk gazetecini hediye ettiğiTürk bayrağı ve kuranı kerimi evinin en güzel yerinde sakladığını ifade eden Ali Türk’leride çok sevdiğini bir çok kez ifade etmiştir.

Boks Dünyasında yaşayan efsane ünvanını hak eden Ali Dünya spor tarihine kendine ait olağan üstü döğüş stili ile adını altın harflerle yazdırmıştır.

Mike Tyson (Malik Abdülaziz)
Mike Tyson, Afrika kökenli bir Amerikalı. Dünya Ağır sıklet boks şampiyonu olduğu zaman 20 yaşındaydı. Genç yaşında ulaştığı bu başarı ona maddi olan herşeyi vermişti. Ancak, huzur yoktu. Gerçek Allah inancından uzak olan her insan gibi, o da aradığı mutluluğu bir türlü bulamıyor, bunalımdan bunalıma sürükleniyordu.

Amerika'da yaygın olan şiddet ve tecavüz modası bir gün onu da kıskacına aldı. Tecavüz ettiği mankenin şikayeti üzerine 6 yıl hapse mahkum oldu. Fakat, şerden hayır çıktı. Yüz kızartıcı adi bir suçtan girdiği hapishanede, Mike Tyson'un kurtuluşuna açılan bir kapı oldu.

Zira, Amerikan hapishanelerinde tebliğ hizmetine kendini adamış hamiyetli Müslümanlar vardı. Ve onlar hamiyetlerini, şefkatli yaklaşımlarını Mike Tyson üzerinde de yoğunlaştırdılar. Onun suçunu dikkate alarak dışlamadılar. Tam tersine dostça yaklaştılar ve îslamın güzelliklerini hem dilleri, hem de halleriyle anlatmaya çalıştılar.

Mike Tyson hiçbir yerde görmediği samimi bir dostluğu kapatıldığı bu zindanda bulmuş ve fevkalade etkilenmişti. Günler geçtikçe gelişen bir güzel dostluk, onun haline de yansıyordu. Sonunda bu güzel insanların safına katılmakta tereddüt etmedi ve kelime-i Şehadeti çekerek Müslüman oldu.

Hapishane Mike için "medrese-i Yusufiye"ye dönüşmüştü. İslam ahlakı onu güzelliklerle bezemişti. Bu sebeple de, iyi halinden dolayı cezası üç yıl azaltılmış, 1995 Mart'ında salıverilmişti.

Yeni dinini açıklaması Müslümanlar üzerinde büyük bir heyecan ve sevinç meydana getirmiş ve muhteşem bir tezahüratla karşılanmıştı. Karşılayıcıları arasında, bütün zamanların en üstün boksörü ünvanım taşıyan eski dünya ağır sıklet boks şampiyonu Muhammed Ali de vardı. Müthiş bir sevgi halesi içinde ilk durağı, şükür namazı kılmak için îslam merkezi oldu.

Malik Abdülaziz'in ilk sözleri şunlar oldu:

"Yumruklarımı artık İslam için konuşturacağım. Ringlere hazırım. Çünkü, kendimi şimdiden boksa hazır hissediyorum. Hapis hayatım îslamiyet sayesinde çok düzenli olduğu için, bol bol antreman yaptım."

Müslüman olduktan sonra, hapishanede hayatının tamamen değiştiğini, sabah namazı için hergün saat '4'te kalktığını, bir saat antreman yaptıktan sonra, kitap okuduğunu belirtti.

Kendisine Malcom X'i örnek aldığını, onun hayatını ve eserlerini tetkik ettiğini, artık onun yolundan ayrılmayacağım ifade etti.

Kendisini îslama götüren yolu da şöyle açıkladı:

"Hapisteyken çok büyük bir sıkıntı içindeydim... Kendimi kapana kısılmış gibi hissediyordum. Nefsimle başbaşa kaldığım uzun zamanlar boyu, sorularıma cevap bulmaya çalıştım. Ancak, bütün düşüncelerime rağmen bir çıkar yol bulamıyor ve kendimi müthiş bir boşlukta kalmış gibi hissediyordum.

"Milyonlarca dolarlık bir servetim olmasına rağmen, mutlu değildim. Böyle bir bunalım içindeyken, hapishanedeki Müslüman mahkumlardan. İslam hakkında bilgiler edinmeye başladım. Bu bilgilerden çok etkilendim. Ömrümde ilk defa duyduğum harika bilgiler arasında beni en çok etkileyen, Allah'ın insana şah damarından daha yakın olması gerçeği idi."

"Şimdi ilk işim Hicaz'a giderek hacı olmak ve sonra da ringlere çıkarak yeniden dünya ağır sıklet boks şampiyonu olmak... Allah nasip ederse. ömrümü îslam'a hizmet için adamak istiyorum."

Malik Abdülaziz, Amerikan hapishanelerinde Müslüman olan ne ilk, ne de son kişidir... Her yıl birçok Amerikalı mahkum îslamla şereflenmekte ve yaşanılacak hayatı bulmaktadır. Hapishane idarecileri de bu gelişmeleri memnuniyetle karşılamaktadır. Çünkü, idaresi en kolay mahkumlar Müslüman olanlarıdır. Bu bakımdan onların ibadetlerine karışılmıyor, hatta eğitimleri ve ibadetleri için din adamları görevlendiriliyor, mescidler açılıyor.

Hapisten çıktıktan kısa bir zaman sonra Malik Abdülaziz başarılarını herkesi şaşırtan bir şekilde tekrarlamış ve yeniden dünya ağır sıklet boks şampiyonu olmuştur. Galip geldiği maçlardan sonra ise, hemen şükür secdesine kapanmayı ve dua etmeyi ihmal etmeyerek, özellikle Müslüman sporculara örnek olmuştur.

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

01/02/2009· Kategori: SPOR

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

« Önceki :: Sonraki »

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

SELÜLİTİ ÖNLEMEDE SPORUN ÖNEMİ

1/2/2009 · Kategori: spor


Dengeli ve düzenli beslenmelisiniz! Tek tip gıda tüketiminden vazgeçmelesiniz! Asla aç kalmayın! Az ama sık yemek yemeyi tercih edin! Asla düşük kalorili şok diyetler uygulamayın! Kahvaltınızı düzenli ve kaliteli beslenmeyi tercih edin! Akşam yemeğini geç saatlere bırakmayın ve hafif sebze türü yemekler yiyin!

 

SELİLÜTTEN KURTULMANIN YOLLARI
Dengeli ve düzenli beslenmelisiniz! Tek tip gıda tüketiminden vazgeçmelesiniz!
Asla aç kalmayın!
Az ama sık yemek yemeyi tercih edin! Asla düşük kalorili şok diyetler uygulamayın! Kahvaltınızı düzenli ve kaliteli beslenmeyi tercih edin!
Akşam yemeğini geç saatlere bırakmayın ve hafif sebze türü yemekler yiyin!

Bol su için en az bir litre su için tuz tüketimini azaltın!

Çay kahve kola soda ve alkol tüketiminizi azaltın! Taze sıkılmış meyva suyunu vede bitki çaylarını tercih edin!

Sabah kalkar kalkmaz akşam yatmadan önce bir bardak ılık su içine- Limon sıkıp için!

Öğünlerden 30’dakika önce 1-2 bardak su için! Yemek yerken su içmeyin çok hızlı yemeyin! Meyvenizi yemek aralarında yemeyi tercih edin! Porsiyonlarınızı azaltın!

Yemekten hemen sonra dişinizi fırçalayın! Sakız çiğnemeyin çok çabuk acıktırır!

Televizyon karşışında yada kitap okurken atıştırmayın!

Elma armut ve bunun gibi meyveleri lifli oldukları için kabukları ile yiyin!

Beyaz ekmek yerine kepek ekmeği tercih edin! Süt,peynir,yoğurt gibi yiyeceklerin ligth olanını tercih edin!

Doğal şeker yerine tatlandırıcı kullanın! Sofranızda yeşil sebze ve meyveleri eksik etmeyin!

Kırmızı et yerine beyaz et tercih edin katı yağlar yerine zeytinyağını tercih edin!

Kuru yemiş ürünlerinin fazla tüketilmesinden uzak durun!

Düzenli eğzersiz yapmayı tercih edin vede özen gösterin!

İdeal kiloda olduğunuz ve çok beğendiğiniz resmi buzdolabı üstüne yapıştırın! Yedikiklerinizi not edin haftada bir gün tartılın! Kendinizi sevin ve umutsuzluğa kapılmayın!

NOT: MUTLAKA DÜZENLİ SPOR YAPMAYI UNUTMAYIN.

SELÜLİTLE İLGİLİ SORULAR ve CEVAPLAR

SORU : Selülit bir hastalıkmıdır

CEVAP: Evet selülit bir hastalıkdır tıptaki adı ipodistrofidir.

SORU : Selülit kadınlarda hangi bölgelere yerleşir.

CEVAP : Uyluğun üst kısmı,dizin ve bileğin iç kısımları kaba et ve baldırların arkası ve üst bacaklara genelde süvari pantolonu şekilde yerleşir.

SELÜLİTİN NEDENLERİ NEDİR?

1. Hormanal nedenler

2. Hiper folikilin,yani kadınlarda yumurtalardan salgılanan hormonun artışı. Bu hormon, dokularda su tutma özelliği nedeniyle selülite zemin hazırlar.

3. Soya Çekim : Anne selüliti ise çocuğunda da selülit görülebilir.

4. Dolaşım bolzukluğu(Damar Yetmezliği): Selülit ve damar yetmezliği birbirine parelel yani selülit damar yollarında oluşur ve damarları sarar, sıkar. Durum Kan dolaşımını daha zorlaştırır ve varisler meydana gelir. Bu da damar yetmezliği selülit ve varis daha ileri derecede damar yetmezliği olarak gittikçe ciddi boyutlara varır.

SPOR SELÜLİTİ TEDAVİ EDER Mİ?

Bilinçli çalışılan sporlar ve düzenli bölgesel olarak çalışılan jimlastik, oerobik, gerdirme erzersizleri ile munzatazam masaj selülite iyi gelmektedir.

ŞİŞMANLIK İLE SELÜLİT ARASINDA NE FARK VARDIR.?

Bu ikisini kesinlikle karıştırmamak gerekir. Eğer kişi şişmansa mutluka selüliti de vardır. Ama selülit cildin derin dokularını bile etkileyen temelde hormanal kökenli özel bir bozukluktur.

Bu bozukluk son derece zayıf kadınlarda görülebilir. Kısacası varis ve selülit bilinçli spor yaparak azaltılabilir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

GOLF

1/2/2009 · Kategori: spor

01/02/2009 




Golf is a sport in which a player, using many types of clubs including a driver, a putter, and irons, hits a ball into each hole on a golf course in the lowest possible number of strokes. Golf is one of the few ball games that does not use a standardized playing area; rather, the game is played on golf "courses", each one of which has a unique design and typically consists of either 9 or 18 holes. Golf is defined in the Rules of Golf as "playing a ball with a club from the teeing ground into the hole by a stroke or successive strokes in accordance with the RulesA golf ball next to a hole.The first game of golf for which records survive was played at Bruntsfield Links, in Edinburgh, Scotland, in A.D. 1456, recorded in the archives of the Edinburgh Burgess Golfing Society, now The Royal Burgess Golfing Society. The modern game of golf spread from Scotland to England and has now become a worldwide game, with golf courses in the majority of countries.Golf competition may be played as stroke play, in which the individual with the lowest number of strokes is declared the winner, stableford points play (as devised in 1931 by Dr. Frank Stableford of the Wallasey & Royal Liverpool Golf Clubs), in which the individual with the highest points score is declared the winner, or as match play with the winner determined by whichever individual or team posts the lower score on the most individual holes during a complete round. In addition, team events such as fourball have been introduced, and these can be played using either the stroke, stableford or matchplay format. Alternative ways to play golf have also been introduced, such as miniature golf, sholf and disc golf.Golf has increasingly turned into a spectator game, with several different levels of professional and amateur tours in many regions of the world. People such as Tiger Woods, Jack Nicklaus, Lorena Ochoa, Pádraig Harrington and Annika Sörenstam have become well-recognized sports figures across the world. Sponsorship has also become a huge part of the game and players often earn more from their sponsorship contracts than they do from the game itself.Golf is a game the exact origins of which are unclear. The origin of golf is open to debate as to being Dutch[3] or Scottish. However, the most accepted golf history theory is that golf as practised today originated from Scotland in the 1100s.[4]Scholars have claimed references to a form of golf from hieroglyphs found on stone tablets dating to ancient Egyptian Pharoahs. A game somewhat similar to golf was first mentioned in Dōngxuān Records (Chinese: 東軒錄), a Chinese book of 11th century. It was also mentioned on 26 February 1297 in the Netherlands in a city called Loenen aan de Vecht. Here the Dutch played a game with a stick and leather ball. Whoever hit the ball into a target several hundreds of meters away the least number of times, won.Modern golf is considered to be a Scottish invention,as the game was mentioned in two 15th century laws prohibiting the playing of the game of gowf. Some scholars have suggested that this refers to another game which is more akin to modern shinty, hurling or field hockey than golf. A game of putting a small ball into a hole in the ground using clubs was played in 17th century Netherlands. Flourishing trade over the North Sea during the Middle Ages and early Modern Period led to much language interaction between Scots, Dutch) and other languages. There are also reports of even earlier accounts of a golf like game from continental Europe.However, these earlier games are more accurately viewed as ancestors of the game we call golf, as the fact remains that the modern game of golf we understand today originated and developed in Scotland: The first golf club memberships were formed in Scotland. The earliest permanent golf course originated there too, as did the very first written rules, as did the establishment of the 18-hole course. The first formalized tournament structures also emerged there and competitions were arranged between different Scottish cities. Over time, the modern game spread to England and from there to the rest of the world. The oldest playing golf course in the world is The Musselburgh Old Links Golf Course. Evidence has shown that golf was played here in 1672 although Mary, Queen of Scots reputedly played there in 1567.As stated, golf courses have not always had eighteen holes. The St Andrews Links occupy a narrow strip of land along the sea. As early as the 15th century, golfers at St Andrews, in Fife, established a customary route through the undulating terrain, playing to holes whose locations were dictated by topography. The course that emerged featured eleven holes, laid out end to end from the clubhouse to the far end of the property. One played the holes out, turned around, and played the holes in, for a total of 22 holes. In 1764, several of the holes were deemed too short, and were therefore combined. The number was thereby reduced from 11 to nine, so that a complete round of the links comprised 18 holes. Due to the status of St Andrews as the golf capital, all other courses chose to follow suit and the 18-hole course remains the standard today.The major changes in equipment since the 19th century have been better mowers, especially for the greens, better golf ball designs, using rubber and man-made materials since about 1900, and the introduction of the metal shaft beginning in the 1930s. Also in the 1930s the wooden golf tee was invented. In the 1970s the use of steel and then titanium to replace wood heads began, and shafts made of "graphite" (also known as carbon fiber) were introduced in the 1980s. Though wooden tees are still most popular, various designs of plastic tees have been developed in recent years, and the synthetic materials composing the modern ball continue to be developed.Golf balls are famous for "dimples". These small dips in the surface of the golf ball decrease aerodynamic drag which allows the ball to fly farther. Golf is also famous for the use of flags. These show the position of the hole to players when they make their first drive and are too far away from the hole to aim accurately. When all players in a group are within putting distance, the flag is removed by a "caddy" or a fellow competitor to allow for easier access to the hole.World popularityIn 2005 Golf Digest calculated that there were nearly 32,000 golf courses in the world, approximately half of them in the United States. The countries with most golf courses in relation to population, starting with the best endowed were: Scotland, New Zealand, Australia, Ireland, Canada, Wales, United States, Sweden, and England (countries with fewer than 500,000 people were excluded). Apart from Sweden, all of these countries have English as the majority language, but the number of courses in new territories is increasing rapidly. For example the first golf course in the People's Republic of China opened in the mid-1980s, but by 2005 there were 200 courses in that country.The professional sport was initially dominated by Scottish then English golfers, but since World War I, America has produced the greatest quantity of leading professionals. Other Commonwealth countries such as Australia and South Africa are also traditional powers in the sport. Since around the 1970s, Japan, Scandinavian and other Western European countries have produced leading players on a regular basis. The number of countries with high-class professionals continues to increase steadily, especially in East Asia. South Korea is notably strong in women's golf.[11]The last decade or so has seen a marked increase in specialised golf vacations or holidays worldwide. This demand for travel which is centered around golf has led to the development of luxury resorts which cater to golfers and feature integrated golf courses.In the United States, the number of people who play golf 25 times or more per year fell from 6.9 million in 2000 to 4.6 million in 2005, according to the National Golf Foundation. The Foundation reported a smaller decline in the number who played golf at all; it fell from 30 million to 26 million over the same period

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!